14 Ekim 2011 Cuma

Bu aralar çok duygusalım. Olur olmadık yere ağlıyorum. Sanıyorum reglden de kaynaklanıyo. Bugün hayatımda en sevdiğim 2. insan olan dedemi o kadar çok özledim ki. Bayramda ilk işim yanına gitmek.
Bir de bu aralar çok çalışkanım. Sürekli ders çalışıyorum. Malumunuz bir sene sonra sınava gircem. Hayatım yeniden şekillencek falan feşmekan :) Bunu o zaman konuşuruz.
Çok fazla giremiyorum buraya. Ama zaten paylaşacak çok şey de yok. Hayatım yine aynı. Okulda akıyorum bende. Dıptıs Dıptıs.
Neyse şu güzel şarkıyla veda edeyim. 


öptüm


21 Eylül 2011 Çarşamba

Of allaaam okul başladı ve ben yine hala ona aşık olduğumu anladım. Bundan nefret ediyorum ama onunla arkadaşız. Hemde gevşek gevşek. Çok rahatız beraberken. Ama sadece arkadaş. O benden bir yaş büyük ve bu sene lise onun için bitcek. Yazın aslında aklıma bile gelmemişti ama ilk gün görünce benim için ne kadar değerli olduğunu anladım. 3 sene boyunca arkadaşça takıldık. Bundan sonrada böyle olcak. Of çok kötü hissediyorum. Böyle olmak istemiyorum, çok üzülüyorum, çok gözyaşı döküyorum. Ama dayanamıyoruuuuum :(

15 Eylül 2011 Perşembe

Hayatımda okulun başlamasından korktuğum kadar başka bi şeyden korkmadım valla. Başlamaması için ne dualar ne ağıtlar yaktım. Ama olmadı. (yapmadım ama olsun) Çok tırsıyorum ya. Büyük bir travma atlatmak istemiyorum. Tüm tatil boyunca götümü evden başka bir yere çıkartmayan ben uzun bir aradan sonra nasıl olur da okula giderim. Allaaam noolur bana yardım et. Noluuur.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Benden şanssızı var mı acaba?

Bi önceki postumda doğum günümü kutladıktan sonra burada da paylaşacağımı yazmıştım. Ancaak ne oldu? Kutlayamadık. Nedeeeen? Çünkü en yakın arkadaşım trafik kazası yaptı. Öyle korktum ki bi şey olacak diye. Aklımdan her şey uçup gitti. Hastaneye gittiğimizde onun bi şeyi yoktu. Sadece bir kaç sıyrık. Ama annesinin kaburgası kırılmıştı. Çok kötü bir gündü çok. Ee tabi bu yüzden de doğum günü falan kalmadı. Kutlayamadık. Kutlamıcam zaten artık. Hiçbir zaman şanslı biri olmadım. Şans bir gün de bana gülse nasıl olur acaba?

8 Eylül 2011 Perşembe

8 gündür bir şey yazamıyorum bloga. Ders falan çalıştım. Sınavlarım vardı. Hayatımı bu sınavlara bağlamıştım resmen. Ama şükür ki geçtim :D Okula gidip gelmek 4 otobüse binmek demek, haliyle çok yoruluyodum. Bir tek yarın kaldı. O da formalite icabı :D Neyse ki cumartesi günü 2 eylülde olan doğum günümü biraz geç de olsa kutluycaz. Sınavlarım yüzünden kutlayamamıştım. Hem böyle daha iyi oldu. Stressiz, sadece doğum günüm odaklı bir kutlama olacak. O gün yazarım neler neler olduğunu. Umarım eğlenirim. Umarım mutlu olurum. Umarım bir aksilik olmaz. Sanırım bu en güzel doğum günüm olacak :))))

30 Ağustos 2011 Salı

Korkuyorum

Sana hiç korkmadan, doya doya "seni seviyorum" diyebilmeyi çok isterdim. Ama yapamam, cesaret edemem. Çünkü bu iki kelimeden çok korkuyorum sevdiğim. Kocaman gölgesinden öylesine korkuyorum ki; yapamıyorum, sana seni delilercesine sevdiğimi söyleyemiyorum. Saçlarımı okşamanı, kokunu içime çekmeyi, kışın soğuğunda sana sokulup sıcaklığında ısınmayı, bazen öylece oturup seni seyretmeyi öylesine istiyorum ki. Ama dedim ya korkuyorum. Ya istemezsen, ya beni sevmezsen, ya benden bir an tereddüt edersen, ya gözlerini kaçırırsan gözlerimden, ya ya ya...

Aslında korktuğum sana "seni seviyorum" diyebilmek değil miydi? Peki ya bunlar ne o zaman, nereden çıktılar birden? Asıl korkum sadece iki kelime değil miydi?

29 Ağustos 2011 Pazartesi

ben sana çok güzel klip çektim sevgilim

6. sınıftayken ilk heyecanlı ilişkimi yaşamıştım. Öylesine heyecanlıydı ki çocuk dersin ortasındayken bana kağıt atıp senden çok hoşlanıyorum derken elim ayağım titriyodu. Biz bu çocukla 1 hafta çıktık. Ama ben buna acıdığım için çıktım. Çünkü bu mal ilk hayır dediğimde böyle bi bunalıma girdi, okulun en kuytu köşelerinde tek başına gezmeye başladı. Bende bunu böyle görünce acıdım, kabul ettim işte teklifini. Neyse biz bi gün bununla yine derste kağıtlaşıyoruz, önümde oturan bebe örtmene bizi şikayet etti. Yemin ederim o an bildiğin domatese döndüm, gözlerim doldu, hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmeye başladı. Örtmen kağıtları aldı, sınıf örtmenim olan nazmiyeye verdi. Bu nazmiye tenefüste geldi yanımıza bi çemkirmeye başladı. Herkesin içinde nasıl bağrıyo. Ben hemen inkar ediyorum; örtmenim valla ben bişey yazmadım, hep onun yüzünden, o beni kışkırttı, onunla çıkmasaydım intihar etceğini düşünüyodum falan dedim. Sonra nazmiye bizi sınıfa yolladı. Sınıf bizimle dalga geçmeye başladı, imalı şarkılarla sınıfın ortasında klip çektiler bir hafta boyunca. Ve ben onların hepsinden nefret etmeye yemin etmiştim o günlerde. Şimdi arada sırada toplandıklarında beni de çağırıyolar ama cevap bile vermiyorum. Oh olsun, ceza olsun onlara.